Bel fıtığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bel fıtığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Nisan 2009 Çarşamba

Bel Fıtığı ve Korunma Yolları!

Belimizde 5 adet omur kemiği vardır. Bu kemikler arasında da disk adı verilen kıkırdaklar bulunur. Disk, özel bir bağ dokusu organıdır ve omurganın dayanıklılığına, hareketliliğine ve zorlamalara karşı dirençli olmasına, omurgaya uygulanan şok şeklindeki darbelerin emilmesine ve kuvvetin çevre dokulara dengeli bir şekilde dağılmasına hizmet eder.
Bel fıtığı, beldeki omur kemikleri arasında bulunan ve adeta bir amortisör gibi görev yapan bu disklerin fıtıklaşması sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Disklerin iç kısmında nükleus pulpozus denen jöle kıvamında yumuşak bir bölüm, bunun dışında anulus fibrozus adı verilen daha sert bir fibröz tabaka, omur kemiklerine bakan yüzlerde ise her iki tarafta son-plak olarak adlandırılan kıkırdak yapılar vardır. Dıştaki tabakanın anatomik bütünlüğünün bozularak içerideki yumuşak kısmın dışarıya doğru taşmasına fıtıklaşma denir. Fıtıklaşan yani dışarıya doğru taşan disk, omurilik kanalı (spinal kanal) içinden veya kendisinin arka-yan tarafından geçmekte olan sinirleri sıkıştırır ve hastalık böylelikle kendisini belli eder .
Ayrıca fıtıklaşmış diskten ortama salınan bazı kimyasal maddeler de sinir köklerini etkileyerek ağrıya neden olurlar.

Omur kemiklerine yandan bakışta normal disk ve
omurilik kanalının içine fıtıklaşmış disk görülmektedir.

Manyetik rezonans fotoğrafında gelişmiş bir bel fıtığı
ok ile gösterilmektedir.

Bel fıtığı gelişirken şekil A'da görüldüğü gibi anulus fibrozus dış liflerinin
bir kısmı henüz yırtılmamış ve disk materyalinin tamamı diskin içerisinde ise
buna kapsamı içerisinde (contained) disk denir. Ancak şekil B'deki gibi
anulus fibrozus liflerinin tamamı bütünlüğünü yitirmiş ve disk içindeki
materyal anulusun dışına taşmış ise buna da kapsamı dışarıya çıkmış

(uncontained) disk adı verilir.

Bel fıtığının gelişimi ve değişik tipleri izlenmektedir. Nadiren
rastladığımız dura içine fıtıklaşma disk materyalinin dura denen kalın zarı
delerek omurilik kanalının içine girmesiyle oluşur. Fıtıklaşan diskin posterior
longitudinal ligament, peridural membran ve sinir köküyle olan ilişkisinin
şekline göre fıtıklaşma; subligamentöz, ekstraligamentöz, submembranöz, transmembranöz veya intraradiküler olarak adlandırılır. Ayrıca ekstrüzyon
veya sekestrasyon tarzında fıtıklaşmalarda disk materyali kafa veya kuyruk
sokumu yönünde yer değiştirebilir. Bu durumda kranial / kaudal uzanımlı
ekstürüde bel fıtığından, kranial / kaudal yönde göç etmiş sekestre
bel fıtığından veya göç etmemiş sekestre bel fıtığından söz edilebilir.

13 Nisan 2009 Pazartesi

Ameliyatsız Bel Fıtığı Tedavisi

RF - Nucleoplasty

Bel ve bacak ağrılarına neden olan bel fıtıklarında, ameliyatsız tedavi yöntemleri ( Örn. Laser ) yıllardan beri uygulanmaktadır. Ameliyatsız bel fıtığı tedavi yöntemlerinde Amerika gibi gelişmiş ülkelerde en son geliştirilip etkinliği FDA tarafından onaylanıp uygulanan yöntem RF – Nucleoplasty tekniğidir. Bu yöntem RF teknolojisi kullanılarak gerçekleştirilen, rizikosu ve komplikasyonları minimal olan bir tekniktir.

Nucleoplasty uygulanacak olan hastanın hastaneye yatması söz konusu olmayıp uygulama bir cerrahi merkez veya hastanede gerçekleştirilmekte ve hasta aynı gün evine dönebilmektedir.

Hangi Hastalar bu yöntemden istifade ederler;

Sık sık bel, kalça ve bacak ağrısından yakınan; ilaç tedavisi, fizik tedavi gibi konservatif tedavilerden sonuç alamamış olan ve henüz açık cerrahi aşamasına gelmemiş olan hastalar bu yöntemden istifade ederler.

Patlamış, kanal içine girmiş bel fıtıklarında bu yöntem uygulanmaz.

RF - Nucleoplasty Nasıl Uygulanır;

Hastaya sakinleştirici medikal müdahale yapıldıktan sonra ( Narkoz verilip uyutulması söz konusu değildir ) uyanık vaziyette, yatar durumda, bölgesel olarak uyuşturularak bel bölgesinden bir kanülle Röntgen kontrolu altında, hasta olan diskin bulunduğu omurlar arasına girilir. RF ( Radyofrekans ) enerjisi verilerek hasta fıtığı oluşturan dokuların buharlaştırılarak büzülmesi sağlanır. Böylece fıtığı oluşturan dokular büzülüp küçüldüğünden; bacağa giden siyatik sinir kökü üzerindeki baskı kalkar ve bel, kalça veya bacak ağrısı da ortadan kalkmış olur.

Nucleoplasty uygulaması yaklaşık 30 dakikadır, ancak hastanın hazırlanması ve birden fazla fıtıklaşma durumlarında 1 –2 saate kadar uzayabilmektedir.

RF – Nucleplasty nin Laser uygulamasından farkı nedir ?

Laser ile bel fıtığı tedavi yöntemlerinde uygulanan teknik ile uygulama bölgesinde 300 – 600 dereceye kadar ısı oluştuğu halde RF – Nucleoplasy de uygulanan bölgede ısı maksimum 70 derecedir. Bu nedenle Laser uygulamalarında olduğu gibi yüksek ısının çevre dokulara ( omurilik veya sinir kökleri, damarsal yapılar gibi ) zarar vermesi söz konusu değildir.

Nucleoplasty uygulamasının herhangi bir yan etki veya riski var mıdır ?

Uygulama steril ortamda yapıldığından enfeksiyon riski çok zayıftır. Sinir kökü ve çevre dokular ile damarsal yapıların hasarı ise uygulama hem rontgen kontrolu altında yapıldığından hem de hasta ve bölgesel sinirler nonitorize edildiği için istenmeyen durumların ortaya çıkması engellenir. Genellikle hastalar uygulamadan sonra kanülün girdiği bölgede hafif ağrı ve gerginlik hissedebilirler.

Etkisi ne kadar zaman içinde fark edilir ? Bir çok vakada, hastalar 1 hafta içerisinde ağrıdaki azalmayı belirgin şekilde hissederler. Hem bel hem de bacak ağrısından şikayet eden hastalarda ağrının azaldığını fark ettikleri ilk bölge bacağa yayılan ağrıdır.

Neler Gerekli ?
  1. Lomber MR tetkiki ( 1.5 Tesla veya gelişmiş teknolojiye sahip daha düşük güçte olan cihaz )
  2. Lomber bölgenin 2 yönlü direkt grafisi
  3. Hastanın muayene bulguları
  4. Gerekli laboratuvar tetkikleri